HİZMET ALIMI PERSONELİN DİKKATİNE

BAŞVURU SONUÇLARI VE SINAV DUYURUSU

GÖRÜNTÜLE


İKÇÜ'DEN HABERLER
daha fazlası>
  • DEVAMINI OKUYUN
    16 Gün Önce
    Bu uygulama kazaları önleyecek!

    Bu uygulama kazaları önleyecek!

    Güvenli Sürüş Mobil Uygulama Yazılım Sistemi ile Kaza Oranlarında Düşme Sağlanacak

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ayşegül Alaybeyoğlu ile İKÇÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Öğrencisi Berat Can Şenel, trafik kazası riskinin ve kazalardan kaynaklı can ve mal kayıplarının azaltılması adına akıllı telefonlarda kullanılabilecek bir uygulama geliştirdi.

    Akıllı telefonlar üzerinde çalışan uygulama sayesinde araç sürücüsü, viraja 400 metre kala hızı konusunda uyarılıyor.

    Türkiye’deki ve dünyadaki trafik kazalarının önüne geçmek, yaralanma, can kaybı, araç hasarları gibi maddi ve manevi kayıpları minimuma indirgemek için yola çıkan, İKÇÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ayşegül Alaybeyoğlu ile İKÇÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans öğrencisi Berat Can Şenel, bilimsel olarak tescillenen bir akıllı telefon uygulaması geliştirdi.

    Uygulama, uluslararası kongrelerde kabul gördü, uluslararası indeksli (Science Citation Index) bir dergide değerlendirildi. Gerçek ortamda viraj yapılarında test edilen mobil yazılım uygulaması, yüksek başarı performansı gösterdi.

    Viraja 400 metre kala sürücüye yavaşla uyarısı!

    Yazılım hakkında bilgi veren İKÇÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç.Dr. Ayşegül Alaybeyoğlu, “Araç kullanılırken çalıştırılan uygulama sayesinde sürücü önce rotasını belirliyor. Bu süreçte yol durumu ve virajlar tespit ediliyor. Yolun matematiksel hesabı yapılıyor. Viraja hangi hızla girilmesi gerektiği ve tehlike sınırları da uygulama tarafından belirlenmiş oluyor. Geliştirdiğimiz mobil uygulama güvenli sürüş yazılımı ile viraja 400 metre kala sürücüye uyarı gidiyor. Böylece sürücü viraja yaklaşmadan çok daha önce aracın hızını düşürebiliyor. Benzer uygulamalarda ise viraja gelindiğinde sürücüye uyarı gidiyordu. Bu açıdan bakıldığında yüzlerce metre öncesinde tehlikeli bir dönemeçten haberdar olan sürücü önlemini almış olacak.” dedi.

    “Aşırı hız kaynaklı trafik kazalarını önlemeyi hedeflemekteyiz.” diyen Doç.Dr. Alaybeyoğlu, “Sürücünün sadece navigasyon için bu uygulamayı çalıştırması yeterli. Araç kullanılabilen her yerde işimize yarayacak bir uygulama.” diye konuştu.

    “Uyarı sistemi hem sesli hem de görüntülü”

    Bulanık Mantık yöntemi ile geliştirdikleri yazılımın klasik yöntemlere göre çok daha iyi performans gösterdiğini kaydeden Doç.Dr. Alaybeyoğlu, “Yazılımın performans analizleri yapıldı. Gerçek viraj yapılarında test edildi. Hız derecelendirilerek sürücüye uyarı gidiyor. Örneğin, çok tehlikeli bir hızdasın, orta tehlikedesin ya da tehlike yok gibi ara değerlerle kullanıcıya uyarma şansımız var. Sürücüyü uyarılarla rahatsız etmeyelim ve dikkati dağılmasın diye de çok sık aralıklarla uyarmadık. Tehlikeli hız sınırlarına geldiğinde ses eşiğini de o ölçüde arttırdık. Kritik noktalarda ses de yükselmeye başlıyor.” dedi.

    “Tüm dünyaya yaymak istiyoruz”

    Akademik anlamda da uluslararası yayınlar aracılığıyla tüm dünyaya duyurmak adına çalıştıklarını ifade eden Doç.Dr. Alaybeyoğlu, “Aslında uygulamamızın performansı bilimsel olarak da tescillendi. Çalışmamız uluslararası kongrelerde kabul gördü, SCI indeksli dergide değerlendirildi. Sıra kullanıcıların bu sistemi telefonlarına indirebilmesi için dünyaca ünlü uygulama marketlerine yükleme işlemine geldi.” şeklinde konuştu.

    Fuzzy Logic Based Safe Driving Mobile Application

     

     

     

     

     

     

     

  • DEVAMINI OKUYUN
    28 Gün Önce
    “ORDUMUZUN YANINDAYIZ”

    İzmir'deki üniversitelerden 'Zeytin Dalı Harekatı'na destek açıklaması

    İzmir'deki 8 üniversite, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Suriye'nin Afrin bölgesindeki teröristleri etkisiz hale getirmek için başlattığı "Zeytin Dalı Harekatına destek verdi.

    İzmir'de bulunan 8 üniversitenin rektör, rektör yardımcısı ve dekanları Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Afrin'de PYD/PKK ve DEAŞ'a yönelik başlattığı "Zeytin Dalı Harekatı"na destek için bir araya geldi.

    Ege Üniversitesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya; Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Erdal Çelik, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Mustafa Güden, İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Berktaş, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektör Yrd. Prof. Dr. Turan Gökçe, Yaşar Üniversitesi Rektör Yrd. Prof. Dr. Ali Nazım Sözer, İzmir Ekonomi Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmihan Bayramoğlu ile İzmir Demokrasi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cevdet Alptekin Kayalı katıldı.

    Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak tarafından okunan kamuoyu açıklamasında harekâtın; Türkiye'nin uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan meşru bir hakkı olduğu vurgulandı. Açıklamada "İzmir'deki Üniversiteler olarak, ülkemizin geleceği için terör örgütleriyle canını hiçe sayarak mücadele eden ordumuzun; komuta kademesinin ve askerlerimizin her zaman olduğu gibi bugün de yanlarında olduğumuzu belirtiyoruz" dendi.

    E.Ü Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak tarafından okunan kamuoyu açıklaması şöyle:

    “Ege Üniversitesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi, İzmir Demokrasi Üniversitesi ve İzmir Bakırçay Üniversitesi olarak Afrin'e yönelik "Zeytin Dalı Harekâtı" na destek vermek ve tek yumruk olduğumuzu belirtmek üzere bir araya geldik.

    Ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kasteden her türlü terör örgütünün faaliyetlerine karşı Türk Silahlı Kuvvetleri'nin başlattığı "Zeytin Dalı" harekâtı evrensel hukuka uygundur.

    Zeytin Dalı Harekâtı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi terörle mücadele kararlan ile Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nde yer alan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde başlatılmıştır. Dolayısıyla Suriye'nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve siyasi birliğine saygı gösterilerek şanlı ordumuz tarafından sürdürülen bu harekât, meşru ve uluslararası hukuka uygundur.

    Bölgesinde güçlü bir aktör olan Türkiye'nin uluslararası barışa destek verebilmesi, bölgedeki terör tehditlerini bertaraf etmesiyle mümkündür. Türk Milletinden güç alan ordumuzun bölgede barış, huzur ve güven için başlattığı operasyonda muzaffer olacağına inancımız tamdır.

    “Askerlerimizin yanındayız”

    İzmir'deki Üniversiteler olarak, ülkemizin geleceği için terör örgütleriyle canını hiçe sayarak mücadele eden ordumuzun; komuta kademesinin ve askerlerimizin her zaman olduğu gibi bugün de yanlarında olduğumuzu belirtiyoruz.

    Bölgeyi terör örgütlerinden temizleyerek huzur, güven ve barış ortamını yeniden tesis etmek amacıyla Afrin'de başlatılan sınır ötesi harekatta şanlı ordumuza ve kahraman Mehmetçiğe muvaffakiyetler diliyoruz. Zeytin Dalı Harekatı'nda ve ülkemizin birliği ve bütünlüğü mücadelesinde şehit olan tüm askerlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine baş sağlığı diliyoruz. Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.”

    Kamuoyu açıklamasını izlemek için tıklayınız

  • Dünyanın Akıl Hoca'sından Mesajınız Var!

     "Nasreddin Hoca ile Etkili İletişim ve İnsanları Tanıma Sanatı"

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Koordinatörlüğü ile Sağlık Bilimleri Fakültesi, İletişim Uzmanı Harun Emre Karadağ'ı ağırladı.

    Karadağ, "Nasreddin Hoca ile Etkili İletişim ve İnsanları Tanıma Sanatı" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Seminere öğretim üyeleri, idari personel ve çok sayıda öğrenci katıldı. Etkinliğin açılış konuşması yapan İKÇÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bumin Dündar, iletişimin kamu kurumlarındaki önemine işaret etti ve konuşmacı Harun Emre Karadağ'a katılımı için teşekkür etti.   

    Etkili iletişim kurabilenlerin, mizah ve eleştirel düşünme becerilerinin de geliştiğini ifade eden Harun Emre Karadağ, “Eşeğine ters binen Nasreddin Hoca imgesi “dünyayı farklı yerlerden yorumlamanın, yaşamı tersinden okumanın, eleştirel bakışın” sembolüdür. Hoca, torunlarını bilgelik yolunda eğitirken; yaşamın tersten okunmasını ve soru sormayı öğreterek yola çıkar.” dedi.

    “Sen de haklısın!”

    Nasreddin Hoca’nın dünyada mizahın ve eleştirel bakışın ortak simgesi olduğuna işaret eden Karadağ,  “Sen de haklısın” sözü, her türlü ayrımı ortadan kaldırmak, yaşamı herkes için eşitlemek Nasreddin Hoca bilgeliğinin sembolüdür. UNESCO dünyada 1995 yılını Nasreddin Hoca Yılı ilan ederek, Nasreddin Hoca’nın insanlığın ortak mizah ve eleştirel bakış sembolü olduğunu tescil ve ilan etmiştir. Dünyanın aslında bizden, bizim değerlerimizden öğreneceği çok şey var. Nasreddin Hoca da bu değerlerimizden biri.” diye konuştu.

    “Dinleyen varsa konuş, konuşan varsa dinle!”

    Hocam, nasıl adam olunur? sorusunu, “Dinleyen varsa konuş, konuşan varsa dinle” şeklinde cevaplayan Nasrettin Hoca’dan alınacak çok büyük dersler olduğunu ifade eden Karadağ, “Kendi kültürümüzden, değerlerimizden beslenelim, aklımızdaki soruların cevabını Nasreddin Hocamızdan alabiliriz. Bu dönemin de liderlerini yetiştirebilecek bilgelik O’nda yer alıyor. Nasreddin Hoca tipi ve fıkra belleği, dili, etkili konuşmayı, iletişim kurmayı bugün dahi toplumumuza öğretmeye devam etmektedir. Bu nedenle Türk insanı kendini anlatırken sık sık Nasreddin Hoca’dan bahseder, Ona atıf yapar." dedi.


    Seminerde, "İletişimin Büyük Resmi" başlığı altında konuşma dili, beden dili, gönül dili, duygusal zeka, güven ve bulanık mantık konularına da değinen Karadağ, "Kişilikleri tanıyalım" başlığında popüler optimist, melankolik, güçlü klorik, barışçıl ve soğukkanlı kişiliklerin nasıl olduğunu çeşitli mizansenlerle anlattı.

     

  • İKÇÜ’de ‘İzmir Exlibrisleri Sergisi’

    İKÇÜ’de ‘İzmir Exlibrisleri Sergisi’

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin en genç fakültesi olan Sanat ve Tasarım Fakültesi, “İzmir-700 Etkinlikleri” kapsamında hazırladığı, İzmir Exlibrisleri Sergisi’ni sanatseverlerle buluşturdu.

    İKÇÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi, Görsel İletişim Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr.Uğur Bakan’ın açtığı sergiyi, Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Saffet Köse, Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Fikri Salman, İslami İlimler Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölüm Başkanı Prof.Dr.Muhsin Akbaş gezdi.

    Yrd.Doç.Dr.Uğur Bakan, Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Saffet Köse’ye Exlibris Sanatı ile ilgili bilgi vererek sergide yer alan eserlerini tanıttı. Prof.Dr. Köse ayrıca fakültenin resim atölyesini de gezerek; İKÇÜ’nün en genç fakültesine başarılı bir akademik hayat temennisinde bulundu.

    İzmir Exlibrisleri Sergisi, Tıp Fakültesi Anatomi Laboratuvarı Fuaye Alanı’nda 2 Ocak 2018 tarihine kadar açık kalacak.

     

     

     

    Exlibris nedir?

     

    Exlibris, kitabın sahiplik belgesi olarak tanımlayabileceğimiz, üzerinde kitap sahibinin ismi ile resim veya tipografik öğelerden oluşan, kitap kapağının içine yapıştırılan küçük boy, özgün grafik çalışmalardır. “…nın kitaplarından”, “…nın kitaplığından” anlamına gelen Exlibris, Latince kökenli bir kelime olup Türkçede de kullanılmaktadır.

    Kitapların iç kapağına yapıştırılan, üzerinde sahibinin isminin ve değişik resimlerin yer aldığı küçük boyutlu grafik çalışmalar, Avrupa’da 1400’lü yıllarda başladı.

    Kitabın kartvitizi ya da tapusu sayılan exlibris'e İngilizce ‘de ‘‘bookplate’’ denilmektedir.

    Exlibris, hem kitap sahibini tanıtıyor, hem de kitabı ödünç alan kişiyi geri getirmesi konusunda uyarıyor ve kitapları hırsızlara karşı koruyordu.

     

    Bu dönemde büyük ve değerli kitap koleksiyonlarına sahip Ortaçağ manastırlarında kullanılan exlibrislere baktığımızda, sembolik görüntülerin yanı sıra kitabı ödünç alan kişiye kitabı koruması için yapılmış ricalar, kitabı geri getirmezse de şu tür tehditler içeren sözler yazılıydı:

    'Bu kütüphaneden kitap çalanın elindeki kitap yılana dönüşsün ve onu ısırsın. Felç olsun ve tüm organları parçalansın. Acıyla yalvarsın, bağışlanmak için ve tamamen çözülene kadar ıstırap çeksin. Kitap kurtları İçini kemirsin. Son olarak da cehennemin alevlerinde yanıp sonsuza kadar yok olsun!'

    Tarihçesi 15'inci yüzyıla kadar uzanan exlibrisin Türkiye'deki oluşumu ise 1960'lara dayanıyor. 1960'lı yıllarda Gazi Eğitim Enstitüsü'nde dönemin resim öğretmenleri öğrencilerine exlibris yaptırmışlar ancak o günlerden kalan özgün bir örneğe ne yazık ki rastlanmıyor. Dünyada exlibrisleriyle bilinen bazı sanatçılar ise Albrecht Dürer, Paul Klee ve Edvard Munch. İlk ve en eski exlibris örneğine M.Ö. 1400 yıllarında rastlanıyor. Açık mavi renk bir fayans üzerine yapılan bu örneğin Firavun III. Amenofis'in kitaplığına ait olduğu sanılıyor.

     

     

  • TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi Dış Tetkik Süreci Tamamlandı

         Türk Standartları Enstitüsü Ege Bölge Koordinatörlüğü tarafından Üniversitemizde 18.12.2017-19.12.2017 tarihlerinde gerçekleştirilen “TS EN ISO:9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi Belge Yenileme Tetkiki” başarıyla tamamlanmıştır.

         Tetkik süreci sonrasında düzenlenen kapanış toplantısında açıklandığı üzere; belge yenilenmesi kararı verilmiştir, ancak nihai karar Türk Standartları Enstitüsü Belgelendirme Merkezi Başkanlığı'nın incelemesi sonrasında bildirilecektir.

  • “Tüm Yönleriyle Kudüs Gerçeği”

    “Tüm Yönleriyle Kudüs Gerçeği”

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi “Tüm Yönleriyle Kudüs Gerçeği” konulu panele ev sahipliği yaptı. Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığına bağlı Enderun Öğrenci Topluluğu tarafından düzenlenen panelde, Kudüs’ün dinler için önemi, Mescid-i Aksa'nın durumu, tarihsel süreçte Kudüs’te yaşananlar ve günümüzde gelinen nokta masaya yatırıldı.

    Paneli, İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tokaç, Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Turan Gökçe, Genel Sekreter Nurettin Memur, akademisyenler ile öğrenciler takip etti.

    Panelin Moderatörlüğünü İKÇÜ İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Bahçekapılı üstlenirken; Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dinler Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bekir Zakir Çoban ile Uluslararası Genç Aktivistler Derneği Genel Başkanı Erkan Helvacı da panelist olarak görüşlerini aktardı.

    İlk panelist olan Doç. Dr. Bekir Zakir Çoban, Kudüs’ün dinler için önemi üzerinde durarak tarihsel süreçte Yahudi kavimlerin Kudüs’le ilişkileri ve Hristiyanlar ile Yahudiler arasındaki husumetleri aktardı. Siyonizm’in ortaya çıkışını,  Arap-İsrail savaşlarını, 1917, 1947 ve 1967 tarihlerinin Yahudiler için önemini anlatan Çoban, Kudüs’ün Müslümanlar için önemine değindi. Doç.Dr. Çoban, Müslümanların Kudüs’ün fethinden sonra diğer dinlere adil davranışlarını tarihsel verilerle ortaya koydu. 

    Panelde konuşan, Uluslararası Genç Aktivistler Derneği Genel Başkanı Erkan Helvacı da Mescid-i Aksa’da yaşananları ele aldı. Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın neden Müslümanlar için çok önemli olduğunu anlatan Helvacı, Filistin halkının uzun yıllardır bir dram yaşadığını, Kudüs ve Mescid-i Aksa’da yaşanan olayların dünyaya farklı anlatıldığını söyledi.

     Helvacı; “Kudüs ve Mescid-i Aksa Müslümanlarındır. Ancak Mescid-i Aksa şu an bölünme planları, saldırı ve işgallerle karşı karşıyadır. Ayrıca İşgalci İsrail tarafından altına kazılan tüneller nedeniyle yıkılma tehlikesi bile gündeme gelmiştir.” dedi. Helvacı, Kudüs’ün ayrılmaz bir bütün olduğunu ve bağımsız Filistin’in başkenti olarak kalacağının altını çizdi.

     

  • İKÇÜ BASKETBOL TAKIMINDAN BÜYÜK BAŞARI

    İKÇÜ BASKETBOL TAKIMINDAN BÜYÜK BAŞARI

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Basketbol Takımı, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından düzenlenen Basketbol 2.Lig Grup Maçlarında büyük bir başarıya imza attı.

    İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde gerçekleşen Grup Maçlarında, 3 galibiyet bir mağlubiyet alarak başarılı maçlara imza atan İKÇÜ Basketbol Takımı, grup ikincisi olarak kupa kaldırdı.

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Erkek Basketbol Takımının yer aldığı grupta, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Kocaeli Üniversitesi, Alanya Keykubat Üniversitesi ile Bursa Teknik Üniversitesi mücadele etti.

    Grup maçlarında birinci Kocaeli Üniversitesi, ikinci İKÇÜ, üçüncü ise İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Basketbol Takımları oldu.

    SKS Daire Başkanlığı, Spor Biriminden Özgür Kip’in Koordinatörlüğünde, dört müsabakadan üç galibiyetle ayrılan İKÇÜ takımını tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

  • "SAĞLIK YÖNETİMİ VE GELECEĞİ"

    "SAĞLIK YÖNETİMİ VE GELECEĞİ"

    Sağlık Yöneticileri Günü dolayısıyla Sağlık Mensupları Dayanışma Toplum Sağlığı ve Çevreyi Koruma Derneği ( SAĞLIK-DER), İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ile İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin ortaklaşa organize ettiği "Sağlık Yönetimi ve Geleceği" Sempozyumu İKÇÜ Atatürk EAH’de yapıldı.

    Sempozyumu, İzmir Vali Yardımcısı Nihat Kaynar, İKÇÜ Rektörü Prof.Dr. Mehmet Tokaç,  İKÇÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Köylüoğlu, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Bumin Nuri Dündar, İzmir İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Bediha Salnur, Sağlık-Der İzmir Şube Başkanı Hikmet Güler, akademisyenler, hastane yöneticileri, başhekimler, sağlık çalışanları ve dernek üyeleri izledi.

    Sempozyumun moderatörlüklerini, İKÇÜ Rektörü Prof.Dr. Mehmet Tokaç ile Dokuz Eylül Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Görevlisi, Sağlık Derneği Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Oktay Tarhan üstlendi.

    Sempozyuma konuşmacı olarak İKÇÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Köylüoğlu, İKÇÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Nuri Dilek, İzmir İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Bediha Salnur, İKÇÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Sağlık Kuruluşları Yöneticiliği Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Doç Dr. Levent Kıdak, İI Sağlık Müdür Yardımcısı Şaban Koçoğlu, S.B.Ü.  İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Doç Dr. Ahmet Deniz Uçar katıldı.

    Katılımcılar, “Sağlıkta Personel Yönetimi ve Memnuniyeti”, “Hastaneleri Kimler Yönetmeli?” gibi konularda sunumlar gerçekleştirdi.

  • İZMİR’DE FUTSAL ŞÖLENİ

    İKÇÜ GALİBİYETLE BAŞLADI

    Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından düzenlenen FUTSAL 2.Lig Grup Müsabakaları, 11 Üniversiteden 13 takımın katılımıyla İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ev sahipliğinde coşkuyla başladı.

    Yeni Spor Salonunda gerçekleştirilen maçların açılış törenine İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Turan Gökçe, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Temsilcisi Prof. Dr. Turgut Kaplan, İKÇÜ Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Akif Savaş, Spor Birimi Şube Müdürü Yasin Demirel,  Kültür Birimi Şube Müdürü Fatih Can ile çok sayıda sporsever İKÇÜ’lü katıldı.

    Açış konuşmasını gerçekleştiren İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, “2010 yılında kurulmuş olan üniversitemiz kısa zaman zarfında fiziki ve araştırma alt yapısını oluşturarak eğitim ve öğretime başladı. Akademik faaliyetler için ihtiyaç duyulan alt yapı ile birlikte, öğrencilerinin sportif etkinliklerini gerçekleştirebilecekleri tesislerin inşasını da ihmal etmeyen üniversitemiz, kısa zamanda inşa edilen bu spor salonunda başlattığımız FUTSAL müsabakalarına ev sahipliği yapmanın gurur ve mutluluğunu yaşıyor. Bütün takımlarımıza başarılar diliyorum.” dedi

    A Grubundaki ilk maçını Gebze Teknik Üniversitesi ile gerçekleştiren İKÇÜ rakibini 8-3’lük skorla yenerek müsabakalara galibiyetle başladı.

     İKÇÜ akademik ve idari personeli, Çelebi Anaokulunun minikleri ile çok sayıda öğrencinin de katılımıyla başlayan FUTSAL Şöleni, 22 Aralık tarihinde oynanacak final maçlarıyla sona erecek.

    Kadın ve Erkek FUTSAL takımlarının yer aldığı gruplarda, Trakya Üniversitesi, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, Yalova Üniversitesi, Kırklareli Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Çankırı Karatekin Üniversitesi,Doğu Akdeniz Üniversitesi olmak üzere toplam 11 Üniversite’den 13 takım mücadele ediyor.

     

  • İzmir’in 700 Yılı Gülzâr-ı İzmir ile canlandı

    İzmir’in 700 Yılı Gülzâr-ı İzmir Konseri İle Canlandı

     

    İzmir’in 1317’de Aydınoğlu Mehmet Bey tarafından fethinin 700. yıldönümü münasebetiyle bir dizi etkinlik gerçekleştiren İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, bunu “Gülzâr-ı İzmir” Konseriyle taçlandırdı. Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuarı Klasik Türk Müziği Korosu ve İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nun katkılarıyla hazırlanan konserde İzmir’in 700 yıllık birikimi sergilendi. Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuarı Öğretim Görevlisi Halil İbrahim Yüksel’in yönetiminde gerçekleştirilen konserde İzmirli bestekârların eserlerinden seçilen birbirinden değerli şarkılar icra edildi.

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, yaptığı açış konuşmasında, kadim bir şehir olan İzmir’in 700 yıllık kültür ve medeniyet birikiminin İzmir’in gündemine taşınarak, şehirli ile paylaşılmasının önemine işaret etti. Gülzâr-ı İzmir konserinin de söz konusu birikimin musikimize yansıyan boyutunun İzmirlilerle paylaşılması için düzenlenmiş olduğunu belirtti. Yoğun ilgi göstererek salonu dolduran ve İzmir’in Klasik Türk Müziğine yapmış olduğu önemli katkıya şahit olan misafirlerin aynı zamanda yaşayan bestekârları da aralarında görme şansını yakalamış olmaktan memnun olduklarını ifade eden Gökçe sözlerini şöyle tamamladı;

    “Sizleri İzmir’de kesintisiz 700 yıldır devam eden hikayemizi, ihtiyar çınarların eserlerinden dinlemek üzere, koromuzla baş başa bırakırken, yaşadığımız şehir, güzel İzmir’i bizlere kazandıranların öncüsü olan Çaka Bey’i; Türk hâkimiyetini daimi hale getiren Aydınoğlu Mehmet Bey’i, Gazi Umur Bey’i, Emir Timur’u ve Yunan işgalinden sonra esaretten kurtuluşun ve kuruluşun sembolü müstesna bir şehir konumunda değerlendiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü sonsuz saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.”

        Rektör Prof. Dr. Mehmet Tokaç ise İzmir'in çok kültürlülük yönünün ülkemize sunduğu katkıya dikkat çekti. Prof. Dr. Tokaç, “İzmir birçok kültürü bünyesinden barındıran, insanların barış içinde yaşadığı, dünyaya örnek bir şehirdir. Bir İzmirli olarak İzmir ile gurur duyuyorum.” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosundan Mehmet Güntekin’in İzmirli bestekârların birbirinden kıymetli eserleriyle Türk müziğine yaptığı katkı hakkında doyurucu bilgi aktardığı sunumuyla gerçekleşen konser, ayakta alkışlayan İzmirlilerden tam not aldı. 

    “İzmir’in 700 Yılı” etkinlikleri kapsamında düzenlenen konser, plaket ve çiçeklerin takdim edildiği teşekkür töreni ile sona erdi.

  • 700 Çocuk Sağlığı Gönüllüsü İKÇÜ’de buluştu

    700 Çocuk Sağlığı Gönüllüsü İKÇÜ’de buluştu

     ‘Sağlıklı Büyüyen Çocuk’ Sempozyumu’nun üçüncüsü, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Büyüyen Çocuk Derneği, SBÜ Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kliniği iş birliği ile İKÇÜ ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

    Çocuk sağlığını etkileyen çevresel faktörlerin ele alındığı sempozyuma 700’e yakın sağlık profesyoneli katıldı.

    Açılışı çocuklar yaptı

    Sempozyumun açılışını çocuklar yaptı. 2017 Türkiye Şampiyonu Şavkar Jimnastik Spor Kulübü Aerobik Takımı Gösterisi ile başlayan sempozyumda, ‘Çocuk Gözüyle Doğa’ temalı hazırladığı resim sergisi ile 9 yaşındaki Mehmet Eren Efeler büyüklere önemli mesajlar verdi. Down Sendromuna yönelik algıları değiştiren, hastalığın yarattığı hasarların çalışarak yenilebileceğinin en güzel kanıtı olan Robert Cem Osborn da sempozyum da kendi hayat hikayesinden kesitler paylaştı.

    Çevresel faktörler yakından ilgili

    Sempozyumunu eş başkanlığını SBÜ Tepecik EAH Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği’nden Doç. Dr. Mehmet Helvacı ile İKÇÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden Doç.Dr. Hatice Yıldırım Sarı üstlendi. Açış konuşmasını gerçekleştiren Sempozyum Başkanı Prof.Dr. Bumin Nuri Dündar, çevresel faktörler ile çocukluk çağı hastalıkları arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekti. Prof.Dr. Dündar, “Çocuk sağlığı gönüllülerini İKÇÜ’de ağırlamanın gururunu yaşıyoruz. Son yıllarda etkisi giderek artan çevresel faktörlerin çocuklarımızın sağlığına etkilerini tüm yönleriyle tartışacağız. Bu anlamda bu etkinliğimize emek veren tüm çalışma arkadaşlarıma, konuk akademisyenlerimize, öğrencilerimize teşekkür ediyorum.” dedi.

    Tepecik EAH-İKÇÜ güç birliği

    İKÇÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Köylüoğlu da Çocuk Kliniğinin imza attığı başarılı bilimsel çalışmalara dikkat çekti. Prof.Dr. Köylüoğlu, “ Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi eğitim görevlileriyle birlikte yakalanan sinerji ile hem bilimsel araştırmalar hem eğitim anlamında örnek teşkil edecek bir sempozyum yaptıklarına şahit olmaktan gurur duyuyoruz” diye konuştu.

    Basının görevi büyük

    İKÇÜ Rektörü Prof.Dr. Mehmet Tokaç bilimsel etkinliklerin akademik platformlarda kalmaması gerektiğine dikkat çekti. Prof.Dr. Tokaç, bu bilgilerin topluma yansıması gereken boyutunda basının üstlendiği misyona işaret etti. Prof.Dr. Tokaç, günümüzde sağlıklı büyümeyi giderek zorlaştıran birçok etmenle çocukların muhatap kaldığını söyledi. Prof.Dr. Tokaç, “Bir oyuncak içinde zehir olduğunu aktaran haberleri izliyoruz.  Günlük hayatınızda bir çocuğa bir çikolata alsanız, bir oyuncak alsanız, başlı başlına büyük bir sorun. Çocukların fiziki aktiviteleri çok kısıtlı, obezite başlı başına ciddi bir sorun.” dedi.

    Sempozyuma sunumlarıyla katkı sağlayan akademisyenler, çevresel faktörlerin çocukların ruhsal ve bedensel sağlığına etkisi, çevresel faktörlerin tespiti, gıda katkı maddeleri, beslenme, çocuk hakları gibi birçok önemli başlıkta bilgiler aktardı.

     

     

     

     

     

     

     

    SEMPOZYUM PROGRAMI

     ‘Gıda Katkı Maddeleri’ Fatih Gültekin (SBÜ, TUBA Üyesi)

    ‘Çevre ve Çocuk: Gebelikten Erişkinliğe’

    Oturum Başkanları: Ece Böber, Esra Arun Özer

    Çevrenin Fetüs ve Yenidoğan Sağlığına Etkileri         M.Yekta Öncel, (İKÇÜ)

    Çevre Büyüme, Diyabet, Obezite İlişkisi:Endokrin Bozucular Gönül Çatlı, (İKÇÜ)

    Çevre ve Mikrobiyata       Dilek Yılmaz Çiftdoğan, (İKÇÜ)

    ‘Çevre ve Çocukluk Dönemi Hastalıkları’

    Oturum Başkanları: Salih Kavukçu, Önder Yavaşcan

    Astım ve Alerji Açısından Çevre ve Çevre Kontrolü  Hasan Yüksel, (CBÜ)

    Aşı karşıtlığı ve Gerçekleri               Tolga İnce, (DEÜ)

    Çocukluk Çağı Zehirlenmeleri         Ali Kanık, (İKÇÜ)

    Yenidoğanda Akılcı Antibiyotik Kullanımı Melek Akar, (SBÜ)

    Elektronik Cihazlar ve Çocuk Sağlığı

    Oturum Başkanları: Nurettin Ünal, Barış Malbora

    Elektromanyetik Alanın Zararlı Etkileri        Selçuk Çömlekçi, (SDÜ)

    Çevre ve Beslenme

    Adem Aydın, Hurşit Apa

    Erken Dönem Beslenme ve Çevresel Faktörlerin Etkileri          Ömer Erdeve, (Ankara Tıp)

    Anne Sütü ve Çevresel Faktörler     Oya Baltalı (SBÜ Tepecik EA.)

    Çocukluk Döneminde Sağlıklı Beslenme Kuralları    Maşallah Baran (İKÇÜ)

    Çocukluk Döneminde Tuz Kullanımı           Belde Kasap Demir (İKÇÜ)

    Sosyal Çevre

    Oturum Başkanları: Nihal O. Dündar, Cem Karadeniz

    Medya ve Çocuk Sağlığı  Gonca Özyurt, (İKÇÜ)

    Adölesan ve Sosyal Çevre                Kayı Eliaçık, (SBÜ Tepecik EA)

    Ev Kazaları          Murat Anıl, (SBÜ Tepecik EA)

    Çocuk Hakları    : Candan Öztürk(YDÜ)

    Hasta Çocuk Hakları:       Diler Aydın(Ban. OEÜ)

    Doç. Dr. Günsel Başer Anısına

    Oturum Başkanları: Zeynep Conk, Suzan Yıldız

    Çocukken ve Gençken Haklarım   Robert Cem Osborn, Gün Bilgin

    Pediatri Kliniklerinde Güvenli Çevre

    Oturum Başkanları: Bahire Bolaşık, Hacer Rastgel

    Pediatri Kliniklerinde Nasıl Yapılmalıdır?    Zehra Doğan (İKÇÜ)

    Güvenli Klinik Çevre Açısından İlaçlar, Radyoaktif Maddeler:             Beste Özgüven Öztornacı (İKÇÜ)

    Çocuk Bakımında Kullanılar Ürünler:          Betül Yavuz (Dumlupınar Ü.)

    Pediatrik Kritik Bakım Alanlarında Güvenli Çevre

    Oturum Başkanları: Zümrüt Başbakkal, Ayşe Berna Anıl

    Yenidoğan Ypğun bakım Ünitelerinde Güvenli Çevre:             Gönül Aslan (Çiğli Bölge EA)

    Çocuk Yoğun bakım Ünitelerinde Güvenli Çevre:     Saime Yıldırım (Behçet Uz EA)

    Çocuk Acil Ünitelerinde Güvenli Çevre:        Sema Kaplan (Tepecik EA)

    Oturum Başkanları: Berrak Sağıroğlu, Can Öztürk

    Çocuk Beslenmesinde İşlenmiş Ürünler        Dilek Ongan (İKÇÜ)

    Çocukluk Döneminde Fiziksel Aktivite: Ne zaman, Nasıl?      Derya Özer Kaya (İKÇÜ)

    Pediatrik Kliniklerde İyileştirici Çevre

    Oturum Başkanları: Dilek Ergil, Serpil Şeker

    Masaj:   Hatice Bal Yılmaz (Ege Ü.)

    Müzik Terapi:      Selmin Şenol (Ege Ü.)

    Pediatri Kliniklerde Oyun: Hatice Başkale (Pamukkale Ü)

    Hayvan Destekli Terapi:   Gonca Muslu (Muğla SKÜ)

     

  • Öğrenci perspektifinden Hz. Peygamber’in Örnekliği

    “Öğrenciler anlattı, hocaları dinledi.”

    Öğrenci perspektifinden Hz. Peygamber’in Örnekliği

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Mevlid-i Nebi Haftası dolayısıyla ortak bir panel düzenledi.

     ‘Hz.Peygamber’in Örnekliği’ başlığında düzenlenen panelde bu kez öğrenciler panelist oldu, hocaları da onların yorumuyla Hz.Peygamber’in hayatını dinledi.

    Önce İKÇÜ’de ardından DEÜ’de düzenlenen panellere İslami İlimler Fakültesi Öğrencileri, İhsan Bölükbaşı, Aynur Doğan, Ahmet Şimşek, Emre Öztürk panelist olarak katıldı.

    Panellerin Moderatörlüğünü ise İKÇÜ İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Saffet Köse ile DEÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Hakkı Şah Yasdıman yaptı. Etkinliği, Rektör Prof.Dr.Mehmet Tokaç, Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Turan Gökçe, İzmir İl Müftüsü Prof. Dr. Ramazan Muslu, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci takip etti.

    “Öğrencilerimizin dilinden Peygamber Efendimizi anıyoruz.”

    Panelin açış konuşması gerçekleştiren İKÇÜ Rektör Yardımcısı, İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Saffet Köse, Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ile böylesine önemli bir haftada bir etkinlikte buluşmaktan duydukları mutluluğu paylaştı. Prof.Dr. Köse, “Öğrencilerimizin dilinden efendimizi anlamaya, anmaya, yaşamaya çalışacağız. Böylece iki fakültenin öğrencileri, hocaları ve iki fakülte arasındaki kurumsal ilişkinin güzel bir örneğini de sunmuş oluyoruz.” dedi.

    “İzmir’de örnek bir protokol.”

    DEÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Hakkı Şah Yasdıman da İKÇÜ İslami İlimler Fakültesi, DEÜ İlahiyat Fakültesi, İzmir Valiliği, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İl Müftülüğü ’nün ortak protokolle birçok etkinlik gerçekleştirdiklerine dikkat çekti. Prof.Dr. Yasdıman, “Böylece dört milyonluk İzmir’de din hizmetlerinde bulunan, gerek fakültelerimiz gerekse ilgili kurumlarımızın birlikte hareket ettiğini kamuoyuna göstermek istiyoruz. Bunu son derece önemsiyoruz.” diye konuştu.

    “Görmediği ümmetine dahi büyük bir merhametle yaklaşan bir Nebi.”

    Panelist olarak konuşan İhsan Bölükbaşı, Aynur Doğan, Ahmet Şimşek, Emre Öztürk, Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)'in örnek kişiliğini ve hayat tarzını, bütün insanlığa, fert, aile ve toplum yapısına aktarmaya büyük ihtiyaç olduğunu vurguladı. O’nun söz, davranış ve uygulamalarıyla insanlık tarihine benzeri bulunmayan bir hayat tarzı ortaya koyduğunu aktaran öğrenciler, Hazreti Peygamber’in kendi hayatında hem ailesine, hem ashabına hatta görmediği ümmetine dahi büyük bir merhametle yaklaştığına işaret etti.  Konuşmalarda, O’nun örnekliğine her zamandan fazla ihtiyacımız olduğu dile getirildi.

     

  • "Birlikteyiz, Farkındayız!"

    "Birlikteyiz, Farkındayız!"

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi 3 Aralık Dünya Engelliler Günü vesilesiyle,  İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliği ile "Birlikteyiz, Farkındayız!" etkinliğine ev sahipliği yaptı.

    İKÇÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sosyal Hizmet Bölümü’nün organize ettiği etkinlikte sahne alan dünyada sadece otizmli bireylerden kurulmuş tek koro ve orkestra olma özelliği taşıyan, İzmir Otizm Orkestrasının (İZOT) konseri ayakta alkışlandı. Wheel Chair Dance Project Tekerlekli Sandalye Dans Grubu ise muhteşem bir dans gösterisine imza attı.

    Etkinliği, Rektör Prof. Dr. Mehmet Tokaç; İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Sırrı Akdoğan; İKÇÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bumin Nuri Dündar, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Yasemin Tokem (Hemşirelik Bölüm Başkanı) ve Doç. Dr. Derya Özer Kaya (Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı), Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Melike Tekindal; İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Hizmetleri Şube Müdürü Mahmut Akkın; Engelsiz Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Özşeker, öğretim üyeleri, STK temsilcileri ile çok sayıda öğrenci takip etti.

    “Kutlama değil, farkındalık kazandırma.”

    Etkinliği, kutlamadan ziyade farkındalık kazanma ve kazandırma amacıyla düzenlediklerini kaydeden İKÇÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Melike Tekindal, sosyal hizmet mesleğinin engellilikle olan ilişkisinden bahsederek; engelli bireylere sosyal adalet ve insan hakları çerçevesinde yaklaşılması gerektiğini; engellilere yönelik bakım ve rehabilitasyon hizmetleri, evde bakım çalışmaları, ailelerine yönelik danışmanlık ve destek hizmetlerinin artırılması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin engelli politikasına ait verilen güncel olmadığına da işaret eden Tekindal, “Türkiye’nin engelli politikasına ait verilen 2011 yılına ait. O verilere göre ülke nüfusumuzun yüzde 6,6’sının en az bir engeli var. Bu kadar büyük nüfus grubunu görmezden gelemeyiz. Onları görelim, içten dinleyelim. Hayata onların perspektifinden bakalım. Hepimizin bir gün engelli olabileceğimizi unutmayalım. Engelli birey yoktur, engellenmiş birey vardır” dedi.

    “İnsanı insan yapan ne bedeni, ne de kılık kıyafetidir.”

    İKÇÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bumin Nuri Dündar da ‘İnsan yaratılmışların en şereflisidir.’ inancına sahip bir dinin mensupları olarak insanı insan yapan değerlerin önemine vurgu yaptı. Dekan Prof. Dr. Dündar,  “İnsanı insan yapan ne bedeni, ne kılık kıyafeti ne de bulunduğu konumdur. Hepimiz görüyoruz, kılık kıyafeti yerinde, düzgün bir konumda ama ne vatana ne millete bir faydası olmayan hatta zararı dokunan birçok kişi var.  İnsanı insan yapan kalbidir, kişiliğidir, ruhudur. Engelli olmak bir engel değildir. Engelli olup insanlığa büyük faydalar sağlamış Edison, Beethoven, dünya çapında eserleriyle ölümsüzleşen Âşık Veysel, Cemil Meriç’i hatırlayalım. Hoşgörü, hayatımızın her alanında bize rehber olmak zorundadır. Engellilerimizle ilgili son yıllarda güzel şeyler yapılıyor. Artarak devam etmesi temennisindeyiz.” diye konuştu.

    “Engelli dostu kent: İzmir”

    İKÇÜ’ye konuk olan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Sırrı Akdoğan ise belediye olarak üzerlerine düşen görevi sorumlulukla yapmaktan gurur duyduklarını söyledi.

    Dr. Akdoğan, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak gerçekten bu iş ile en çok ilgilenen en çok emek sarf eden en çok imkân ayıran bir belediyeyiz. Bundan da çok mutluyuz. Engelliler Şube Müdürlüğünü kuran bir belediyeyiz. Büyükşehir Belediyesi olarak engelliler konusundaki çalışmalarımızda Türkiye genelinde çok önemli bir yere geldik. 2005 yılında Başbakanlık tarafından engelli dostu kent seçilmiştik. Bu bizim en büyük gururumuzdur. Bu ünvanı alan kentin durması yakışık almaz. Her sene hizmetlerimizi arttırmak zorundayız. 2011.2012.2013’ü Engelli Yılı ilan ettik. Engelsizmir’in iki uluslararası kongresini yaptık. 2018 yılında yine yapacağız. Bizim esas faaliyetimiz engelli diyebildiğimiz vatandaşlarımızın toplumun içine katılmaları, siyasete katılmaları, her konuda söz sahibi olmaları, eğitim, kültür, sanat bölümlerinde kendilerinin yapabileceği her şeyi yapmalarıdır.” dedi.

    “Sosyal engellilik artıyor.”

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tokaç ise herkesin hayatının bir bölümde engelli olabileceğini vurguladı. Bu olguya bir doktor bakış açısıyla irdeleyerek saptamalarda bulunan Rektör Prof. Dr. Tokaç, “Sağlık insanın bedenen ruhen ve sosyal olarak iyilik halidir. Gördüğüm kadarıyla günümüzde bedensel veya zihinsel engelliler gibi sınıflamalarla daha yoğun ilgileniyoruz. Ama şunu unutmayın ki; toplumda gerçekten çok ciddi anlamda bir sosyal engelli kesim de var. Bu sosyal engelliler toplumun içerisinde giderek artıyor. Çocukların giderek internet bağımlısı olduğu, evlere kapanmalarının doğurduğu, sosyopat, psikopat tipler giderek artıyor. Öte yandan yaşımız ilerledikçe hepimiz engelli olacağız. Yürüyemez olacağız, belki baston kullanacağız, gözlük kullanacağız, zihni fonksiyonlarımızda sıkıntı olacak. Özetle önemli olan toplumumuzda böyle bir sorun olduğu ama bu sorunun hepimizde olabileceğini göstermektir.” dedi.

    Konuşmaların ardından Engelsiz Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Özşeker’in öğrencilerin katılımıyla sahnelediği Farklı mıyız? Farkında mıyız? başlıklı farkındalık çalışması ilgiyle takip edildi.

    Dr. Orçun Berrakçay’ın şefliğinde konser veren İzmir Otizm Orkestrası ve Korosu, seslendirdiği birbirinden güzel şarkılarla beğeni kazandı. Gönüllü müzik eğitmenleriyle yerli ve yabancı şarkılar söyleyen otizmli gençler; hiçbir şeyin sanata engel olmayacağını, başarıyla seslendirdikleri birbirinden güzel şarkılarla bir kez daha ispatladı.

    İzmir Devlet Opera ve Balesi Sanatçısı Banu Dağcıoğlu Türkeli'nin önderliğinde engelli bireyleri dans sanatı ile buluşturan ‘Wheel Chair Dance Project’ Tekerlekli Sandalye Dans Grubu performansıyla göz doldurdu. 2013 yılından bu yana başarılı eserleri sahneleyen Ersin Evren, Mehmet Arık, Sinem Öntürk, Nur Özgül, Caner Türkseven, Nazan Atlı ve Neşe Aydemir’den oluşan grup, engelsiz dansın en güzel örneklerini İKÇÜ’yle buluşturdu.

     

  • TÜRKİYE’DE İLK:”HEMŞİRE VE HASTALARA ÖZEL İLAÇ KARTI”

    TÜRKİYE’DE İLK:”HEMŞİRE VE HASTALARA ÖZEL İLAÇ KARTI”

    TC Sağlık Bakanlığı, Tıbbi İlaç ve Cihaz Kurumu tarafından düzenlenen “Akılcı İlaç Kullanımı Proje Yarışması’ndan İzmir Kâtip Çelebi Üniversite’sine birincilik geldi.

    İKÇÜ Sağlık Bilimleri Enstitüsü Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı'nda yüksek lisansını tamamlayan Uzman Hemşire Sibel Yöntem’ in, İKÇÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Cem Kaplan danışmanlığında yürüttüğü, Yardımcı Sağlık Personellerine Yönelik En İyi Akılcı İlaç Kullanımı (AİK) Projesi birinci seçildi. Prof. Dr. Yusuf Cem Kaplan ve Uzm. Hem. Sibel Yöntem ödülünü, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş ile Türkiye Tıbbi İlaç ve Cihaz Kurumu Başkanı Dr. Hakkı Gürsöz’ün katıldığı törende aldı.

    İzmir Güney Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği desteğiyle…

    Uzman Hem. Sibel Yöntem tarafından İzmir İli Güney Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’nde yürütülen bu proje kapsamında Tire Devlet Hastanesi’nde oluşturulan proje ekibinin özverili çalışmalarıyla hemşirelerin hizmet kalitesini artıracak kartlar geliştirdiklerini söyledi.

    Prof.Dr.Kaplan ve Uzm.Hemşire Yöntem’in tasarladıkları akılcı ilaç kartları sayesinde hemşireler tedavi esnasında kullanılan ilaçlar hakkında kolay ve etkili bilgiye ulaşıyor. Hastalar ise taburcu olduktan sonra verilen ilaçları en doğru şekilde kullanarak tedavi süresine katkıda bulunuyor.

    Pilot Hastane: Tire Devlet Hastanesi

    İKÇÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr.Kaplan, pilot hastane olarak, İzmir Güney Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği’ne bağlı Tire Devlet Hastanesi’nde akılcı kartları uygulamaya geçirdiklerini kaydetti. Hayati bir organ olan kalp üzerine etkili ilaçları ele aldıklarını belirten Prof.Dr.Kaplan, “Kardiyoloji Kliniği ve Koroner Yoğun Bakım Ünitesi, etkili ilaçların sıklıkla uygulanması ve bu ilaçların büyük bir çoğunluğunun taburculuk sonrasında da kullanımının gerekmesi nedeniyle pilot klinik olarak belirlendi. Klinikte en çok kullanılan ilaçlar listelendi. İlaçların; etkileri, yan etkileri, hemşirelerin ilaç uygulamalarında ve hasta eğitimlerinde göz önünde bulundurması gereken noktalar literatür taramasının ardından kartlara basıldı. Akılcı ilaç kartları klinikte  görevli 30 hemşireye dağıtıldı. ”dedi.

    “Kartlar hemşirelerdeki bilinç düzeyini yüzde 79’a çıkardı”

    İKÇÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Kaplan yaptıkları klinik ziyaretlerinde, hemşirelerin ilaçlar konusunda bilgi ihtiyaçlarının olduğu, ancak kaynak olmadığı için zaman zaman internetten araştırarak veya hekime sorarak bilgi edinmeye çalıştıkları geri dönüşünü aldıklarını söyledi. Prof.Dr. Kaplan, “Hemşirelerimiz, çalışma ortamındaki iş yoğunluğu nedeniyle her zaman erişebilecekleri bir kaynağa ihtiyaç duyduklarını ve böyle bir çalışmasının başlatılmasından dolayı memnuniyetlerini dile getirdi. İlaç bilgilendirme kartları kullanımı öncesi ve sonrasında uygulanan testte hemşirelerin bilinç yüzdesinin yüzde 44’ten yüzde 79’a yükseldiğini gözlemledik.” şeklinde konuştu.

    “Hedef tüm hastanelere yaygınlaştırmak”

    Projenin amaçlarının hemşirelerin farmakolojik bilgi düzeyini arttırmak, sıklıkla kullandıkları ilaçlar hakkında bilgi edinebilecekleri pratik, sürekli erişilebilir kaynak oluşturmak olduğunu vurgulayan Uzman Hemşire Sibel Yöntem ise “İlaç hataları ile ilgili hemşirelere yönelik yapılan çalışmaların sonuçlarında, ilaç hatalarına neden olan faktörler arasında farmakoloji bilgi eksikliği ilk sıralarda yer almaktadır. Hemşirelerin uyguladıkları ilaçlar hakkında yeterli farmakolojik bilgiye sahip olmamaları, güvenli ilaç uygulamaları için risk oluşturmaktadır. Hemşirelerimizdeki bilinç düzeyini arttıracak bu kartların tüm kliniklerde ve tüm hastanelerimiz için de yaygınlaştırılması planlanmaktadır.” dedi.

     

  • İKÇÜ KALİTE YÖNETİM SİSTEMİ DIŞ TETKİK SÜRECİNE HAZIRLANIYOR

    İKÇÜ KALİTE YÖNETİM SİSTEMİ DIŞ TETKİK SÜRECİNE HAZIRLANIYOR

    İlk olarak TS EN 9001:2008 Kalite Yönetim Sistem Belgesini alarak kalite standartlarını tescillendiren İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, standardın 2015 versiyonuna geçiş için çalışmalarını yoğunlaştırdı.

    Aralık ayında TSE Ege Bölge Koordinatörlüğü’nce gerçekleştirilecek Kalite Yönetim Sistemi Belge Yenileme Tetkikine hazırlanan İKÇÜ, TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sisteminin uygunluğunu, yeterliliğini, etkinliğini ve sürekliliğini, düzenlenen ‘2017 Yılı Yönetimin Gözden Geçirme Toplantısı’ ile masaya yatırdı.

    Yılda en az bir kere düzenlenen Yönetimin Gözden Geçirme Toplantısı’nda, Strateji Geliştirme Daire Başkanı Erkan Küçükkılınç, Kalite Yönetim Sistemi çalışmaları (KYS) ve İç Tetkik Sonuçları doğrultusunda değerlendirmelerde bulundu.

    Toplantıyı, Rektör Prof.Dr. Mehmet Tokaç, Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Adnan Kaya, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Bumin Nuri Dündar, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ertuğrul Deliktaş, Turizm Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Atilla Akbaba, Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Semih Engin, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Bora Bağış, Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Fikri Salman, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdür Prof.Dr. Ahmet Koyu, Genel Sekreter Nurettin Memur, Dekan Yardımcıları, Fakülte Sekreterleri, Daire Başkanları, Kalite Komisyonu üyeleri, Şube Müdürleri ile fakülte ve birimlerin gelen Kalite Birim sorumluları takip etti.

     “Aralıkta Dış Tetkik yapılacak”

    Kalite Yönetim Sistemi Standardının 2015 versiyonuyla ilgili yeni bir belgelendirme sürecinin başladığını hatırlatan Strateji Geliştirme Daire Başkanı Erkan Küçükkılınç, “Aralık ayının 18’i ile 22’si arasında TSE Tetkikçilerini üniversitemizde ağırlayarak belgelendirme sürecini tamamlayacağız. 2015 versiyonu çerçevesinde İKÇÜ Kalite Politikası revize edildi. Politikamızı, üniversitemizin misyon ve vizyonuyla uyumlu ve bir “araştırma üniversitesi” olma stratejimizi destekleyecek şekilde tasarladık. Eksikliklerimiz tabii ki var. Yapılması gerekenlerin bilincindeyiz. Bunlarla ilgili çalışmalarımıza ağırlık veriyoruz. Kalite anlamında tamamlanması gereken noktalar, iç tetkik sürecinde birimlerimizle paylaşıldı. Başkanlık olarak Üniversitemizin TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi Standartlarını sağlaması adına akademik ve idari tüm birimlerle özveriyle çalışıyoruz.” dedi.

    “Sırada İKÇÜ’nün 2019-2023 stratejik planlaması var”

    Risk temelli düşünme vasıtası ile süreç yönetimine önem verdiklerini vurgulayan Başkan Küçükkılınç, yeni stratejik plan çalışmalarını tüm bu çalışmalar doğrultusunda başlatacaklarını söyledi. Küçükkılınç, ”Önümüzde 2019-2023 stratejik planlaması en önemli husus. Çünkü stratejik planlama bu işin temelidir. Risk analizi ve süreç yönetimini orda tanımlamamız gerekiyor.” diye konuştu.

    “İşlerin denetlenebilir ve şeffaf olması çok önemli.”

    Rektör Prof.Dr. Mehmet Tokaç ise İKÇÜ’nün Kalite Yönetim Sisteminin uygunluğunu tescillemesinin önemine değindi. Yapılan tüm işlerin Kalite Yönetim Sistemi Standartlarına uygun olarak sürekli iyileştirmeyi hedeflediğini aktaran Prof.Dr. Tokaç,  “Elbette ki yapılan işlerin dokümante edilmesi, denetlenebilir ve şeffaf olması çok önemli. Kalite süreçlerindeki uyulması gereken şeyleri mutlaka yerine getirmeliyiz. Ama tüm bu işler yapılırken birim çalışanlarına da ekstra bir iş yükü yüklenmemesi gerekiyor. Mümkün olduğu kadar bu başlıkları sadeleştirmemiz gerekiyor. Sistemi de etkin hale getirmemiz gerekiyor.” şeklinde konuştu.

     

  • İKÇÜ ÇALIŞANLARINA PROTOKOL KURALLARI EĞİTİMİ

    Doç.Dr.Öter, “Protokol kazaları ülkeleri karşı karşıya getirir”

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı, Hizmet İçi Eğitim Programları kapsamında iki ayrı eğitime ev sahipliği yaptı.

    İKÇÜ Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zafer Öter tarafından verilen “Ofiste Protokol ve Görgü Kuralları” ile “Davet, Ziyaret, İkrama Dair Protokol ve Görgü Kuralları” başlıklarındaki eğitimlere katılım yoğun oldu.

    Kurallara uyulmamasından kaynaklı protokol kazalarının krizlere yol açabileceğini kaydeden Doç.Dr. Zafer Öter, “Protokol Kuralları” ya da öteki anlamıyla “Resmi Nezaket Kuralları”nın bilinmesi ve mutlaka uygulanması gerektiğini söyledi. Doç.Dr. Öter, tarihimizde nezaket kurallarına oldukça önem verildiğine dikkat çekti. Doç.Dr. Öter,” Osmanlı Devleti, teşrifat olarak bilinen protokol ve tören kurallarına muazzam derecede önem gösterirdi. Protokol kuralları, her ülke için önemli olmakla birlikte, İspanya, Rusya, Almanya, Birleşik Krallık, İtalya, Avusturya, Türkiye gibi kimi ülkelerde çok daha büyük önem taşır. Özellikle Fransa’da protokol kuralları, bir tür dini kurallar bütünü haline gelirken protokol, XIV. Louis’nin deyimiyle “herkesin üstünde bir tür din” olarak kutsanır.” dedi.

    “Ülkelerarası krize bile neden olabilir.”

    Protokol sıralamalarının bilinmesi ve kuralların doğru uygulanmasının kurumlar açısından oldukça önemli olduğunu vurgulayan Doç.Dr. Öter, “Bu sıralama resmi toplantılarda, törenlerde, resmi kabullerde, davet ve ziyafetlerde titizlikle uygulanmalıdır. Protokol sıralaması hiyerarşik bir ast-üst sıralaması olmasa da, ulusal veya kurumsal bir “itibar sıralaması” olması nedeniyle önem taşır. Kurumsal, kurumlar arası ve uluslararası bütün toplantılarda, oturma düzeni ulusal ve kurumsal unvan ve kıdeme göre yapılır. Kurallara uyulmaması örneğin uluslararası bir toplantıda ülkelerarası krize bile neden olabilir. O yüzden bu alanda çalışan kişilerin eğitimli olması gerekir. Geçmişte, protokol kaideleri sebebiyle savaşlar çıktığı, kralların denkliklerinin uluslararası anlaşmalara konu olabildiği bilinmektedir. Örneğin Türkiye’nin İsrail Büyükelçisinin alçak koltuğa oturtulmasında yaşanan protokol krizi dikkate alındığında, protokollere ilişkin bu tutumsal ve davranışsal boyutların ne kadar önemli olduğu anlaşılır.” diye konuştu.

    “Protokolde makam sahipleri, misafirler ve kadınlar öncelikli”

     “Protokolde kimse kendi değildir, unvanı ve temsil ettiği makam önemlidir' diyen Doç.Dr. Öter, çay içmekten kravat takmaya, konuşmaya kadar pek çok konuda nasıl davranılması gerektiğinin özellikle bürokratlar tarafından iyi bilinmesi gerektiğini söyledi. Doç.Dr. Öter, “Protokolde yöneticiler (makam sahipleri),misafirler ve kadınların konumlarının titizlikle ön plana alınması gerekir. Protokol kurallarına göre makam arabalarına oturmanın da bir kuralı var. Makam arabalarında arka sağ bir numaralı makamın; arka sol iki numaralı makamın; şoförün yanı üçüncü makam veya kişinindir. Protokolde bürokrat eşleri yönetici statüsündedir. Bir bayan içeri girince erkekler ayağa kalkar, odadan önce bayan çıkar, protokolde önce bayan oturur. Bayanla tokalaşmak için önce erkek el uzatmamalı, ancak bayan uzatırsa ona mukabele edilmelidir. Protokolde el öpme, yanaktan öpüşme yoktur. Bu sadece resmi olmayan, samimi ilişkilerde olabilir.” dedi.

    “Kültürlerimiz farklı ama nezaket kurallarımız aynı”

    İster özel sektör ister devlet kurumu olsun her alanda bilinmesi gereken nezaket kurallarının o toplumun bir aynası olduğunu kaydeden Doç.Dr.Öter, “Evimize gelen misafire, iş yerinde ağırladığımız konuğa ya da günlük hayatımızın herhangi bir diliminde bu kurallara uymak yaşantımızı kolaylaştırır. Birbirimize olan saygımızı geliştirir. Yolda yürürken bile karşımızdan gelen yaşlıya ya da bir kadına olan nezaketli davranışlarımız bizim kişiliğimizi yansıtır. Bu kurallar bireylere, toplumlara gelişmişlik katar. Her ülkenin farklı kültürleri vardır ama nezaket kuralları ortak paydadır.” şeklinde konuştu.

    İki gün süren eğitimlerin sonunda Personel Daire Başkanı Hayri Karaca, Doç.Dr. Öter’e teşekkür belgesi takdim etti. Katılımcılara da teşekkür eden Karaca, eğitimlerin farklı başlıklarda sürdürüleceğini söyledi.

     

  • “Yerli ve milli olan her etkinliğe varız”

    “Yerli ve milli olan her etkinliğe varız”

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tokaç, üniversitede faaliyet gösteren öğrenci topluluklarının başkanları ile bir araya geldi. Rektör Prof.Dr. Tokaç, topluluklara mensup öğrencileri dinleyerek İKÇÜ adına faydalı her türlü etkinliğe destek olma sözü verdi.

    İKÇÜ Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren öğrenci toplulukları, Rektör Prof.Dr. Mehmet Tokaç’ı ziyaret etti. Rektörlük Toplantı Salonunda gerçekleşen buluşmada, Genel Sekreter Nurettin Memur, SKS Daire Başkanı Akif Savaş, Kültür Birimi Şube Müdürü Fatih Can da hazır bulundu.

    “Talepleri hassasiyetle ele alıyoruz”

    Toplantının başında topluluklar hakkında kısa bir bilgi veren SKS Daire Başkanı Akif Savaş, topluluk faaliyetlerini imkânlar dâhilinde desteklemeye devam ettiklerini söyledi. Savaş, “ Geniş yelpazede çalışmalar yürüten topluluklarımız var. SKS olarak gerek planlama gerekse de lojistik anlamda bizlere verilen yetkiler çerçevesinde öğrencilerimize destek oluyoruz.  Bizlerin göremediği ya da yetişemediğimiz noktalar olabilir. Bunları tespit etmek için değerli öğrencilerimizle devamlı iletişim halindeyiz. Onlardan gelen talepleri hassasiyetle dinliyoruz.” dedi.

    “Yerli ve milli olan her etkinliğe varız”

    Rektör Prof.Dr. Tokaç ise planlanan etkinliklerin profili ne kadar geniş olursa olsun; İKÇÜ yararına, toplum yararına olan her projede, yönetimin öğrencilere olan desteğinin tam olduğunu vurguladı. Bu noktada bazı kırmızı çizgilerinin olduğunu da hatırlatan Prof.Dr. Tokaç, “Planladığınız etkinliklerin profili dilediğiniz kadar geniş olabilir. Ama yerli ve milli olmayan hiçbir şeye desteğimiz olamaz. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun, bunlar bizim yargılayacağımız şeyler değildir. Bizi ilgilendiren tek şey, üniversite içinde, bu güzel toplum içinde, barışçıl bir atmosferde hep birlikte mutlu olmak. Temel hedefimiz üniversitemiz ve toplumumuzun kalkınmasına, gelişmesine, yükselmesine katkı sağlamak. Bizlerin sizlerden tek beklentisi bu.” şeklinde konuştu.

    “Topluluklar üretme kültürüne katkı sunar”

    Öğrencilik hayatını, sadece dersler bağlamında ele almanın ötesine geçip hayatta tecrübeler ve kazanımlar elde etmek olarak özetleyen Rektör Prof.Dr. Tokaç,  bu açıdan toplulukların önemine dikkat çekerek “Hem meslek başarılarınız hem de sosyal başarılarınız bizim için çok önemli. Topluluk aynı ilgi alanına sahip öğrencilerin bir araya gelip birlikte bir şeyler yapma iradesini ortaya koyar. Birlik oluşturma ruhu oluşturarak birlikte çalışma, üretme kültürüne katkı sunar. Öğrenci topluluklarımızdan geniş katılımlı etkinlikler yapmasını bekliyorum.” dedi.

    Toplantıda topluluk yöneticileri teker teker söz alarak önümüzdeki süreçte planladıkları faaliyetlerle ilgili bilgi verdi.

     

     

  • İKÇÜ İS-MER ÖLÇME DEĞERLENDİRME EĞİTİMLERİNE BAŞLADI

    İKÇÜ İS-MER ÖLÇME DEĞERLENDİRME EĞİTİMLERİNE BAŞLADI

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İstatistik, Danışmanlık, Ölçme ve Değerlendirme Uygulama ve Araştırma Merkezi (İS-MER) ve Tıp Fakültesi Tıp Eğitimi Anabilim Dalı işbirliği ile öğretim üyelerine yönelik “Ölçme Değerlendirme Eğitimi” düzenledi.

    İKÇÜ Tıp Fakültesi Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Funda Tengiz, Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Hizmetleri M.Y.O’ dan Yrd. Doç. Dr. Esin Ergönül, Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Selcen Öncü ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Öğr. Gör. Dr. Nilüfer Demiral Yılmaz'ın eğitici olarak yer aldığı eğitime, Eczacılık, Sağlık Bilimleri ve Tıp Fakültesinden 23 öğretim üyesi katıldı.

    Eğitim ile ilgili bilgi veren İS-MER Müdürü ve Tıp Fakültesi Biyoistatistik Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ferhan Elmalı, üniversitedeki eğitim kalitesinin arttırılması ve sürdürülebilir kalitenin sağlanması amacıyla yola çıktıklarını kaydetti.

    “Ölçme ve değerlendirme çalışmalarının niteliği artacak”

    Doç.Dr. Elmalı, merkezin faaliyet alanlarını özetledi: “Üniversite mensupları, kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör veya tüzel kişilerin yürütecekleri uygulamalı araştırmaların planlanması, kamuoyu değerlendirmeleri, alan çalışmaları ve etüt projeleri yapmak, faaliyet alanımız içerisinde yer alıyor. Ayrıca istatistiksel değerlendirmelerde bulunarak danışmanlık hizmeti vermeyi planlamaktayız. Üniversiteye bağlı birimlerde yürütülen ölçme ve değerlendirme çalışmalarının niteliğini yükseltici çalışmalara da başladık. Eğitimimize katılan öğretim üyelerimiz bu eğitimlerin eğiticilik becerilerini geliştireceğini ve nitelikli sınama yöntemlerini hayata geçirmek için iyi bir başlangıç olacağını düşündüklerini belirtti. Bu seviyedeki eğitimlerimizi 7 Aralık 2017 ve 12 Ocak 2018 tarihlerinde tekrarlayarak farklı konu başlıklarında eğitim organizasyonlarını da yakın gelecekte hayata geçireceğiz”

  • İKÇÜ ATASINI SAYGIYLA ANDI

    İKÇÜ ATASINI SAYGIYLA ANDI

    Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk,  İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinde düzenlenen törenle anıldı. Ebediyete intikalinin 79. yıl dönümü nedeniyle düzenlenen 10 Kasım Atatürk’ü Anma ve Çelenk Sunma Töreni, Rektörlük Atatürk Büstü önünde gerçekleştirildi.

    Törene Rektör Yardımcıları Prof.Dr. Turan Gökçe, Prof.Dr. Saffet Köse, Prof.Dr. Adnan Kaya, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ertuğrul Deliktaş, Turizm Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Atilla Akbaba, Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Fikri Salman, Orman Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Nihat Sami Çetin, Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Semih Engin, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Ahmet Koyu, Sağlık Hizmetleri M.Y.O. Müdürü Yrd.Doç.Dr. Mustafa Soyöz, Genel Sekreter Vekili Enes Uzun, Dekan Yardımcıları, akademik ve idari personelin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı.

    Atatürk Büstüne çelenk bırakılmasıyla başlayan tören, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşının okunmasıyla sona erdi.

    Cumhuriyet Meydanı'ndaki törene ise İzmir Valisi Erol Ayyıldız, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Abdullah Recep ile milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, askeri erkan ve vatandaşlar katıldı. Buradaki törende İKÇÜ Rektörü Prof.Dr.Mehmet Tokaç da hazır bulundu.

    Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından göndere çekilen bayrak yarıya indirildi.

    İKÇÜ ailesi olarak Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, ebediyete intikalinin 79. yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyoruz.

     

  • Bu sergi görünenden ibaret değil!

    Bu sergi görünenden ibaret değil!

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Medya ve İletişim Bölümü’nün, toplumsal sorunlara dikkat çekmek amacıyla açtığı reklam sergisi, “artırılmış gerçeklik” uygulamasıyla büyük ilgi çekti.

    İKÇÜ B Blok derslikleri fuayesinde 10 Kasım tarihine dek görülebilecek “Sorumluyuz” başlıklı sergide ziyaretçiler sadece afişlere bakmıyor, aynı zamanda artırılmış gerçeklik uygulaması sayesinde afişler canlanıyor, ses ve görüntünün de eşlik ettiği dinamik ve gerçek zamanlı bir deneyim yaşanıyor.  Böylece kadına yönelik şiddet, trafik kazaları, sigara, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, çocuk gelinler, hayvan hakları, bireysel silahlanma ve obezite gibi önemli toplumsal sorunlara ilişkin mesajlar verilirken, sosyal sorumluluk reklamları akıllı cihazlarda canlanıp izleyiciye hemen orada tecrübe edebilecekleri bir deneyim de yaşatıyor.

    Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Elemanı Erdem Geçit’in tamamı özgün 21 reklam tasarımından oluşan sergi, toplumsal sorunlara dikkat çekerek izleyicileri bu sorunların çözümü için harekete geçmeye davet ediyor. İKÇÜ Rektör Yardımcısı ve Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Gökçe, Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Burcu Öksüz, bölüm öğretim üyeleri ve öğrencilerinin katılımıyla açılan serginin, yakın zamanda üniversitenin web sitesi üzerinden online olarak da ziyaret edilebilmesi hedefleniyor.

    Sergi hakkında bilgi veren Erdem Geçit, günümüz izleyicisinin fiziksel olarak gördüklerinin ötesinde daha fazla bilgiye ihtiyaç duyduğuna işaret ederek, özellikle kadına şiddet gibi sorunların aktarılmasında “akıllı cihazlar aracılığıyla sanal gerçeklikle fiziksel gerçekliği harmanlayan” deneyimin çok daha sarsıcı ve dikkat çekici olduğunu hatırlattı. Bu nedenle 21 reklam tasarımından 10’unda artırılmış gerçeklik uyguladığını aktaran Geçit, “Sağlık, çevre, insan ve hayvan hakları, şiddet, bağımlılıklar başlıkları altında topladığım afişlerin aynı zamanda video olarak da izlenilmesi katılımcı üzerinde daha fazla bir etkiye yol açıyor. Sergiye ayıracağınız bir yarım saat, dünyanın çözüm bulmakta zorlandığı sorunlarla ilgili bizleri bir kez daha düşünmeye ve hassasiyete itecektir” diye konuştu.

    Medya ve İletişim Bölümü’nce böylesine duyarlı bir sergiye imza atılmasından duyduğu mutluluğu paylaşan İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe ise, “Bir yandan eğitim kadromuzu güçlendirirken diğer taraftan uygulama altyapımızı da genişletiyoruz. Bu noktada Medya ve İletişim Bölümü öğrencilerimiz, yakın süreçte faaliyete geçecek Medya Merkezi ile eğitimlerini pratik olarak da destekleme imkanına sahip olacak” dedi.

    Prof.Dr.Gökçe, “Sergi, bağımlılığa gönderme yapılan bir temaya sahip. Bağımlılıkların bireyleri teslim alarak kötü neticelere sebep olması, çarpıcı bir şekilde gözler önüne serilmiş. Amaç, insanları birçok sosyal konuda harekete geçirmek ve bazen yalnızca farkındalık yaratmak olsa bile, bu tür reklamlar bireyler üzerinde anlamlı değişiklikler yaptırabilmek açısından önemlidir” diyen Prof. Dr. Gökçe,  sözlerini şöyle sürdürdü: “İzleyenleri hem o an hem de bilinçaltlarında sürekli etki altında tutmayı amaçlayan bu görseller, insanların hem kendilerine hem de çevreye karşı daha duyarlı ve bilinçli olmasını yinelemektedir. Toplumun tamamını ilgilendiren ve izleyenler üzerinde güçlü etkiler bırakan bu afişleri sürekli ziyaret edilebilir hale getirirsek çok daha geniş kitlelere ulaşabileceğiz.” şeklinde konuştu.




Başa Dön